SON YAZILAR
Colspark dünyasına ilk adımını attın!
Colspark dünyasına ilk adımını attın! Seni burada farklı alanlarda kıvılcımlar/yazılar bekliyor. Edebiyat, biyoloji, spor, hukuk… ve zamanla gelecek yeni sürpriz içerikler. Üstelik her biri kendi alanında uzman yazarlarımızın kaleminden çıkan bu yazılar, eni derinlemesine düşünmeye teşvik edecek. İçeriye attığın her adımda zamanla öncekilerin üstüne neler koyduğumuza bizimle birlikte şahit olacaksın. Senin yorumların ve düşüncelerin, hem bizim hem geleceğimiz için çok önemli. Eğer sen de bizimle aynı fikirdeysen adımlarını hızlandır ve kemerlerini sıkı sıkı bağla çünkü Colspark, eşsiz döngüsüyle başını döndürebilir!
-

Kendimizi Neden Yarım Bırakıyoruz: Öz Sabotaj
Günlük hayatta sık rastlanan ama çoğu zaman “mantıksız” görünen bir örüntü var: Kişi tam da arzuladığı şeye yaklaşmışken geri çekilir. İyi giden bir ilişkiyi gereksiz çatışmalarla zedeler, kariyer fırsatını son anda erteler, uzun süredir hedeflediği değişimi başlatmak yerine “daha uygun zaman” arar. Psikolojide bu olgu genellikle öz sabotaj (self-sabotage / self-handicapping) başlığı altında tartışılır ve…
-

Böyle Sürerse Böyle Sürmez
Evde çöpleri ayırırken hem üstümüze düşeni yaptığımız için içimiz rahatlıyor, hem de içten içe bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını düşünüyoruz. Bu düşünce yalnızca bir şüphe değil. Çünkü sürdürülebilirliğin gerçekliği, elimizden gelenin sistem içinde neye dönüştüğünü sorguladığımız noktada ortaya çıkıyor. Bir ambalajın geri dönüştürülebilir olması, onun gerçekten geri dönüştürüldüğü anlamına gelmiyor. Çoğu zaman yalnızca toplama aşamasında…
-

Yazmak
Yazmak, düşünme aktivitesinin somutlaşmış halidir. İnsan yazınca kendi düşüncesini tanrısal bir bakış açısıyla takip edebiliyor. Yazmakla alakalı en erken anılarım öncelikle herkes gibi alfabenin öğrenilmesiyle başlıyor. Ardından ilkokul ve ortaokulda günlük tuttuğum seneleri anımsıyorum. Sınıf öğretmeni muhakkak günlüğümüzü tutmamızı ve belirli satırları doldurmamızı isterdi. ‘Akşamcı’ olduğum için sabahları bana aitti, kahvaltı yaptıktan sonra yalandan deftere…
-

Celladımın Setresi Uzun, Ekmeği Satır
Öyle bir yalnızlık düşünün ki kişinin eti toprağa karıştığında başucundaki taşta bir tek hece dahi bırakmasın. Ne bir isim ne bir doğum yılı ne de ruhuna el uzatacak bir duaya davet… Bu mezarlar Osmanlı’nın en önemli ve en dışlanan adamlarına aitti: Cellatlara. Osmanlı Dönemi’nde cellatlar lanetli kişiler olarak kabul edilirlerdi; esnaf onlarla alışveriş yapmazdı, onlara…