İnsan; doğar, büyür, gelişir, öğrenir ve bu doğrultuda kendi tercihlerini yapar. Bu tercihler doğrultusunda yaşamını devam ettirir. Her ne kadar ailesi, çevresi, gelenek ve görenekleri fikirlerinin oluşmasını sağlasa da insan, düşünebilen özgür bir varlık olduğu için fikirlerini kendi istediği biçimde şekillendirir.
Bu yüzden insan yaşamı, her türlü etkiye rağmen kişinin kendi görüşleri çerçevesinde hayatını şekillendirebildiği, yönlendirebildiği adeta bir hikâye gibi kurgulayabildikleri bir süreçtir.
Bu süreçteki önemli olgulardan biri ahlaki rölativizm yani ahlaki görecelik kavramıdır. Ahmet Yıldız’a göre, “Ahlaki rölativizm ahlaki doğru ve ilkelerin objektifliğini ve evrenselliğini reddeden, bunların bireye veya topluma göreli olduğunu savunan yaklaşımlara verilen genel isimdir.”
Bu tanımlamadan yola çıkarak insanların yaptıkları hareketleri iyi ya da kötü olarak bir kalıba sokamayacağımızı kişiden kişiye toplumdan topluma göre bu durumun değişebileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca Alman düşünür Friedrich Nietzsche’nin “Ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır.” sözü de bu düşünceyi destekleyen bir sözdür.
Ayrıca Nietzsche’nin cümlesinden de şu sonuca ulaşabiliriz; evrensel ahlak yasası yoktur, ahlak kişinin düşünce yapısına göre değişir. Ek olarak, Sofist düşünürler ise evrensel bir yararın ya da tutkunun olamayacağını bunların insandan insan değişeceğini iddia eder.
Bu sözleri örnekler ile açıklamak gerekirse örneğin sokakta sizden para isteyen birine para vermek ya da vermemek, aç bir insana yardım etmek ya da etmemek, yerde bulduğun bir parayı alıp harcamak ya da güvenli bir yere teslim etmek, insanlara kötü veya iyi davranmak bunların hepsi görecelidir.
İnsan düşünen bir varlık olduğu için kişiden kişiye olaylara bakış açısı değişir. 6 rakamına nereden baktığın önemlidir. Yukarıdan bakarsan 9, aşağıdan bakarsan 6 görürsün. O yüzden istediğin kadar aile eğitimi al, istediğin kadar gelenek ve görenek bil hiçbirinin önemi yok çünkü insan kendi ne istiyorsa hikâyenin sonunda hep onu yapmıştır.
Ünlü filozof Herakleitos’un “Her şey değişir. Değişmeyen tek şey değişimdir.” sözü de insanın kendi hayatını kendi düşünceleri etrafında yaşadığının ve yaşayacağının kanıtı niteliğinde bir söz olabilir.
Örneğin yıllar önce dini ahlaki kurallarına çok saygılı, harfiyen uyan insanın yıllar sonra tam tersini yapabilmesi veya alkolik, dini olaylara uzak bir insanın bunları bırakması gibi örnekler verebiliriz. Bu tarz olaylar mümkündür çünkü yıllar geçiyor, farklı olaylar, farklı insanlar, farklı şehirler, farklı kültürler görüyoruz, acı tatlı olaylar yaşıyoruz bu doğrultuda değişik düşüncelere sahip olabiliyoruz.
İnsanların tecrübeleri, deneyimleri, yaşadıkları aynı değildir. Bundan dolayı hiçbir olayı veya düşünceyi evrenselleştirip tek doğru veya tek yanlış vardır diyemeyiz.
Mesela küçükken başka takımı destekleyen bir çocuğun büyüyünce başka bir takımı desteklemesi, bir zamanlar asla yemediğin yemeğin, zamanla en sevdiğin yemek haline gelmesi veya tam tersinin yaşanması, iş hayatına öğretmen olarak başlayıp ilerleyen süreçte kendini veya mesleği yetersiz bulup başka bir meslek seçimi yapmak istemek, bugün iktidar partisini desteklerken geçmişte muhalefet partisini desteklemek gibi örnekler verebiliriz.
Bugün doğru olan yarın yanlış olabilir. Bizim toplumumuzun en büyük özelliği nedir unutmak. Geçmişte olanları, yaşadıklarımızı çabuk unuturuz ve suyun akışı ne tarafaysa o tarafa dönmek asla sorun olmaz. Oysa evrensel bir ahlaki davranış olsa böyle yapabilir miydik?
O yüzden anlıyoruz ki insan da düşünceleri de olaylar da değişir ve biz hayatımızı tercihlerimiz doğrultusunda şekillendirmeye devam ederiz.
Sonuç olarak, Antik Yunan döneminde yaşamış olan Pratogaras’ın da dediği gibi “Her şeyin ölçüsü insandır.” yıllar içerisinde gelenek ve görenekler değişse de teknoloji gelişse de insanlar birbirinden farklı anlayışlara sahiptir, bütün insanların ortak noktada buluştuğu ahlaki düşünceler diye bir şey yoktur. Her bilginin ve kavramın, zamana, mekâna ve özellikle insana göre değiştiği kabul edilmelidir. İnsanlar, yaşamlarını kendi düşünceleri, hayalleri, istekleri ile eşdeğer bir şekilde kurgulayabilir ve o kurguladıkları hayatı yaşam süreleri boyunca yaşarlar.
Kaynakça
- Altunışık, M. A. (2018). Bireysel-Toplumsal Farklılıklar ve Ahlâkî Görecelik Sorunu. Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, (10), 261-282. DOI:10.18498/amauifd.369994. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/421634
- Bozkuş, E. (2015). Nietzsche’nin Ahlak Felsefesi. Erişim Tarihi: 13 Aralık 2022. https://emreebozkus.blogspot.com/2015/01/ahlakl-insan-ahlaksz-insandan-daha-asag.html
- Heraklitos ve Değişim. Erişim Tarihi: 13 Aralık 2022. https://www.ulusaldemokrasienstitusu.org/herakleitos-ve-degisim/
- Şar, G. SOFİSTLER. Tübitak Bilim ve Toplum Başkanlığı Popüler Bilim Yayınları. https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/sofistler
- Yıldız, A. (2018). Ahlaki Rölativizm Eleştirisi. Bilimname, 2018 (35), 51-72. DOI: 10.28949/bilimname.365675. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/422953

